siirleri takip ettim hep
güldüm, agladim, alay ettim, sustum
acinin griye donuk yuzunde durdum
zamansizligi buldum
ya yarım saattir onu düzeltmeye çalışıom, olmadı ya... off yaaaa
karakter rengi yuzunden yazi cikmamis yaa -fark etmissindir her halde coktan
- acil degistir, ikinci msg zaten direk patlamis, silersin. -olsun olsun yapacaksin biliyorum
kitap da cikiyor olm zaten yakinda
- operimm..
Uyusukluk bitti artık... o bezginlik, duraganlik, yorgunluk kalkti uzerimden... derin uykuydu sadece ama coook derin.. her ne kadar alarmlar calsa da, durten olsa da sagimdan solumdan nafile... ama uyandim.. canlanmami saglayan ruzgarlar esiyor dort bir yandan; yeniden yaratmamı fisildayan sesler kulagimda!xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com
ffice
ffice" />
ozlemisim kagidi kalemi, dusunmeyi, hatta o uygun zamani beklemeyi bile ozlemisim... pamuk ipliginde gecen uyaniklik hallerimde yaptiklarim burnumda tutuyor ama uykuya neden olan yine insanın ta kendisiydi , uzgunum... bi vurgundu sanki tam suyun yuzeyine ulasacakken, tam günesin isiklari gorunmeye baslamisken, ewet tam o anda bi vurgun yedim, en iyi dostum denizden.. o yorgunlukla da direnmeden daldım yeniden derinlere...
Ama ögrendim bu arada bisiler... mesela baglamamak lazim ne olursa olsun, ya da ulasilmaz olmak lazim her konuda... gereksiz bir sevgiyle bakmamak lazım.. teoride bile yorucu geliyor aslinda.. bu olmamali hayatim boyle olmamali; ama bi sure yapmak gerek, nasil olsa dogru olan bende daima
napalım uymuyor ewdekiyle carsıdaki hesap, ayak uydurmak lazim...
Tekrar tesekkurler benimle ugraşanlara. Artık o her “tmm, yapariz”ın arkasindaki savsaklama yok... canla başla herşey hey ayrıntıda
uyandım artık
Geri Dondum!
paylasimlarin haddi hesabi yoktu bu hafta.. bu kadar dolu, bu kadar yogun gunler olabilir mi üstelik hepsi 3 gün icinde, muhtesem hatta otesi bi durum bu
kaygilar kendilerini aşıyorlar, sanki birbirleriyle yarış yaparmışcasına kayboldular, cozuluverdi hersey birdenbire.. hele ailemle ilgili olanların kullandıgımız dilde karşılıgı yok galiba, yine mükemmel diyelim bari çok siradan tabirimizle!
bu arada artik şehirlerarasi buyumeye basladik hadi bakalım daha neler olucak
daha onumde 48 saat varken bugun cuma sanki. üstelik bunu birçok kisiden duydum bugun; demek ki gariplik ben de degil, bu sefer carsamba suclu.. gerci cuma gunu aktivitelerinin bu aksam yapilmasindan kaynaklanan bi durum olabilir tabi... gerci seremoni de yapamadik, kutsayamadim seni defterle ama olsun... guzel guzel oku da teknik bilgi falan da istiycem senden...
tamam artık bu kadar tuglayi biraraya getirdik ama bi de üstüste koymak lazim.. onun için de zaman lazim, en buyuk nefretim
ama deneyimleri sindirmeli, herşeyi yerine oturtmali, birşeyler olagan anlamliyla kalmamali, kendimce anlamdirilmali.. belki boyle daha bi yasanasi hale geliyordur hayat...
ve benim sehrim.. hergün daha da asik olduğum şehr-i istanbul... dünyanın hicbir yerinde olmayan mavi var onda, tıpkı bugunkü gibi... "hepimizin" olan o yangın merdivenleri yine altımda bi balondu sanki bana sehrimi dolastıran.. bugunun ruzgariyla nerelere gittim, bugunun sicagi ile nerelerde sulara daldim bir bilseniz! guzelliklerinle hep bir arada olmak dilegi ile........
hayat bu kadar sasirtici olmamali... bu kadar cesaretli ve hizli olmamali; ben kaplumbaga hiziyla ilerken olaylar birer bomba gibi patlayip beni bi köseden bi köseye kahkahalarimla firtalmamali... hep hayal ettigim o ulasilmasi güc , o kocaman “simdi”, hemen gelmemeli... hayatima yeni bi resim asmami oneren kisi “o” olmamali... xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com
ffice
ffice" />
neyse oldu iste hepsi J mutluyum ve hatta heyecanliyim hic hesapta yokken... son alti aydir “enerji geyikleri” ve baska konularla fazla soyut ve hatta astral olan hayatim tekrar dunyaya dondu galiba. Simdi kafamda gazetenin siir bolumleri (ama oyle fasafiso gazeteler degil, böyle agirbasli, oturmus olanlar...) garip bi duygu ama daha once hic tahmin etmezdim bu isi bu kadar onemseyebilecegimi.. aslinda biraz ego tatminine de giriyor ama bu sefer affettim kendimi o kadar olucak yani
“hadi hayirlisi” diyorum butun gununu anneannesi ve dedesinin yaninda geciren bir genc olarak... sizi cok seviyorum tontonlarım. Bakalim daha ne kelimeler kafama sokup kelime haznemi 1930 model yapicaksiniz
bir aylik bi dinleme doneminden sonra hayatin sinavlari basladi tekrar sanki... kendimi bi suru testten geciyormus gibi hissediyorum. bazen sabrim, bazen ofkem, bazen sevgim teste tabi tutuluyor. basarili miyim bilmiyorum ama zor bir donem onumdeki.
galiba birileri "yeter bu kadar dinlenme, bakalim neler ogrenmis simdiye kadar" dedi ve ise koyuldu. "teker teker gelin" diyorum o kadar. sonucta daha asamadik birseyleri
dinginlige fazla alismisken bu kadar hareket kasar insani; yorgunluk, bezginlik, duraganlik baskindi bundan önce... tekrar bir ay öncesinin hareketligine donmek de zaman alir heralde.
ama bugunku test kesinlikle sabrimla ilgiliydi ve hala inanmiyorum ki başardim. evet, gercekten gece oldu ve ben hala inanilmaz sakinim
(meleklerime tesekkurler, hep yanimda olsaniz da arada bi dokunmak emin olun çok iyi geliyor)
siirler dört gözle bekleniyormus duydugum kadarıyla... "herseyin olmasi gerektigi zaman" sozcuklerini hatirlatirim yeniden!
merhaba demek lazim galiba...
yine bu aylarda olagan olan olaylardan biri, hayatımın bi baska yuzu bu sefer. uzuntulerimin, seviclerimin, celiskilerimin, heyecanlarimin, korkularimin kisacasi hayatimin bi yansimasi olucak gibi... iyi mi demeli buna emin diilim ama yaraticilik hat safhada o kesin
çok yolumu bekleyen oldu bu konuda, sonunda kavuştunuz iste, hayirlisi demeli, hiç alişik olmadigim tabirle, ama dogru olarak kabullemmeye cabaladigim. yine bi suru guzellik bekliyor beni, sira sira dizilmiş mucizeler, içime doguyor...
kendimi gorucek olmanin heyecani war biras, neyse bunu kisa keselim bugunluk...